MgBook.Net’ e Hoş Geldiniz

Film İndir İzle | Oyun İndir Oyna | Wallpapers İndir | Program İndir |

Editörden Tavsiyeler

WwW.Mgbook.Net

Film İndir İzle | Oyun İndir Oyna | Wallpapers İndir | Program İndir | MgBook.Net’ e Hoş Geldiniz

Gökkuşağı Nedir ? Nasıl ve Neden Oluşur ?

Gökkuşağı oluşumu tamamen meteorolojik bir olaydır ve eskilerde inanıldığı gibi mitolojik  efsanelere bağlı  değildir. Gökkuşağı oluşumu günümüzde artık bir sır olmaktan çıkmıştır ve atalarımızdan gelen birçok efsanevi bulguları içermediği de bilinmektedir.

Ne Tanrılara ait bir köprü ne de altından geçenlerin cinsiyetini değiştireceğine inanılan bir halkadır. Milattan önce gökkuşağının   yağmur ve güneş ile olan ilişkisi çözümlenebilmiştir.

Gökkuşağının oluşumuna baktığımızda; güneş ışınlarının yağmur damlaları ve sis bulutları tarafından kırılması, yansıtılması ve dağıtılması sonucu meydana geldiğini görmekteyiz.Büyük damlalardan oluşan kuşaklar daha belirgin ve net gökkuşakları oluşturmaktadır. Küçük yağmur damlalarının ise belirginliği daha az ve geniş bir gökkuşağı oluşturduğu görülmektedir. Yağmur damlaları ışığı renkerine ayıran bir prizma görevi görmektedir.

Işık tayfı renkleri bir yay şeklinde görülmektedir. Güneşin yaydığı ışığı beyaz ışık olarak tanımlamaktayız ve sarı gibi görünmesine rağmen aslında içinde bütün renkleri barındırmaktadır. Bir bant şeklinde görülen gökkuşağının görülebilmesi içinde belli bir açı ile dizilmesi ve bakılması gerekmektedir.

Gökkuşağında mevcut yedi renk bulunmktadır.Bunlar: kırmızı,turuncu,sarı,yeşil,mavi,lacivert ve mordur. Morun çemberin içinde, kırmızının ise en dışında olduğu görülmektedir. Bilinen bir diğer gerçek ise bakan herkesin aynı gökkuşağını görememesidir.

Yağmur damlalarının sürekli yer değiştirmasi gökkuşağı görünüşünde de değişikler oluşturacaktır. Gökkuşağına doğru gidilse dahi aradaki mesafe hep aynı kalmaktadır.Bazen yarım bir çember, bir yay veya koni şeklinde görülebileceği gibi ışık bantı şeklinde de görülebilmektedir.Yarım daire şeklinde olan yağmur damlaları gözümüzde odaklaşmaktadır.

Güneşin bulunduğu konuma ve açısına göre gökkuşağı dairesinin konumu da değişmektedir. Güneş yükseldikçe gökkuşağı aşağıya inmektedir. Sabah ve akşam vakitlerinde yağan yağmur ardından gökkuşağını görmek çok daha mümkün olmaktadır.

Damlacık içerisine giren ışınları damlacık içerisinde kalabileceği gibi damlacık dışına da çıkabilmektedir. Işığın tam yansıması ve tamamen içeride kalması durumu görülmemektedir. Güneş ışınları sıfır ile doksan derece arasındaki bir açıyla düşer.

Gökkuşağı Çeşitleri Nelerdir?

•    Birinci Gökkuşağı
En çok bilinen ve raslanılan gökkuşağı çişididir. İlkel gökkuşağı da denilen bu gökkuşağında kırmızı renk dış tarafta, mor renk ise iç taraftadır.Renklerin dizilişine baktığımızda sırasının  dıştan içe doğru kırmızı,turuncu,sarı,yeşil, turkuaz, mavi ve mordur.

•    İkinci Gökkuşağı
Bu gökkuşağına baktığımızda ise kırmızının en içte, morun ise en dışta olduğunu görmekteyiz. Işığı daha zayıf olan bu gökkuşağındaki renk sırası ise ; mor, mavi,turkuaz,yeşil,sarı,turuncu,kırmızıdır.

•    Küçük Kuşaklar
Bu kuşaklar sadece dar kırmızı veya kırmızı-yeşil renk bantlarından oluşur.Birinci kuşakların iç tarafında, ikinci kuşakların ise dış tarafında bulunurlar.


Ay Tutulması, Ay Tutulması Nedir? Ay Tutulması Nasıl Oluşur?

Ay Tutulması, Ay Tutulması Nedir? Ay Tutulması Nasıl Oluşur?

Ay kendi yörüngesinde dolanırken, kimi zaman Dünya’nın gölgesine girer. Buna Ay tutulması denir. Ay tutulması, dolunay zamanında ve ayın düğüm noktalarına yakın olması durumunda meydana gelir. Ay’ın Dünya’nın gölgesine girmesi ile Güneş’ten aldığı parlaklığı kaybetmesi neticesinde görülür. Güneş karşı düğüm noktasında veya ona yakın olmalıdır. Bu şartlar altında Dünya’nın gölgesi Ay’a düşer. Bu 90.957.42.000.000.000.0 km uzanan gölge konisi ay uzaklığından yaklaşık 8800 km geniştir. Ay saatte 3456 km hareket ettiği için, ortalama Ay tutulmasının zamanı yaklaşık 40 dakika ile bir saat arasında değişir.

Ay tutulması, yeryüzünün ayın ufuk çizgisinin üzerinde olduğu herhangi bir bölgesinden gözlenebilir. Ay’a karşı olan Dünya yüzeyine çarpan güneş ışınları Dünya’nın atmosferi tarafından kırıldığı için, Ay tutulmasında Ay tamamen kaybolmaz. Dünya etrafında kırılan ışıklarda mavi renk yutulduğu ve kırmızı renk yansıtıldığı için, Dünya’nın gölgesi kırmızı renkte görülür. Bu güçsüz ışık kalıntıları görünürlüğü mahalli atmosferik şartlara bağlı olarak Ay’ı tuhaf bir bakır renginde ortaya çıkarır.

Dünya, Ay ve Güneş’in bazı değişik durumları Kısmi Ay Tutulmasını sağlar. Bu durumlarda Ay’ın üzerine Dünya’nın tam gölgesi değil, kısmi gölgesi düşer.

Ay tutulması genellikle yılda iki kere ortaya çıkar. Bazı özel durumlarda ay tutulmasının hiç ortaya çıkmadığı veya üç defa ortaya çıktığı da olabilir.


Saçın Yapısı ve Saç Dökülmesi

 

Günümüzün, belki sağlık açısından sorun oluşturmasa da, görünüş açısından sorun olabilen en büyük sıkıntılarından birisidir saç dökülmesi.. Saçlarımızın yapısına ve günlük hayatımızdaki olgulara, dış faktörlere göre değişen saç dökülmesi nedir, nasıl olur bunlara bakacağız şimdi.

Saçlarımızın büyüme döngüsü, birbirini izleyen, 3 fazdan oluşur, bunlar anajen,katajen ve telojendir. Saçın büyüdüğü ve geliştiği dönem anajen fazdır, gerileme dönemi katajen faz, dinlenme dönemi ise telojen fazdır.

Saç dökülmesi, hem erkeklerde hemde kadınlarda görülebilen bir rahatsızlıktır, saç dökülmesinin tedavisine bir uzman hekimden destek alınarak başlanmalıdır. Saç dökülmesi geçici ve kalıtımsal olmak üzere iki türlüdür.

Geçici Saç Dökülmesi’ne bakarsak, yapılan araştırmalar, günlük ortalama 100 tel saçın dökülmesinin normal olduğunu göstermektedir. Bu dökülen saçlar, anajen-katajen ve telojen faz evrelerini tamamlayarak, vücuttan ayrılan saç telleridir. Genellikle yerine yenisi çıkmaktadır. Eğer günde 100 tel saçtan daha fazla dökülüyorsa, o zaman saç dökülme sorunu var demektir.

Saç dökülmesinde en büyük sorunlardan biriside ağır strestir. Herkes bunu kendi hayatında görebilir ki, stresli dönemlerde özellikle daha fazla saç dökülmektedir.

Bir diğer etken, gebelik ve doğumdur. Bu süreçte oluşan hormonal değişimlerde saçlarımızın dökülmesine neden olabilir. Bu sorun genellike doğumdan 6-7 ay gibi bir süre sonra ortadan kalkar.

 

Dengesiz yada yetersiz beslenme de saç dökülmesine neden olabilir. Özellikle vücutda B serisi vitaminlerin eksikliğinde meydana gelebilir.

Hormonal ve genetik hastalıklarda saçların dökülmesine neden olur. Yüksek ateşli bir hastalıktan 3-6 hafta sonra saçlarda dökülme görülebilir.

Saçların en büyük düşmanlarından biriside kozmetik ürünlerdir. Buna saç dökülmesine karşı olduğu idda edilen sampuanlarda dahildir. Saç boyaları, jöleler, ve diğer bütün kozmetik ürünler saçlar için son derece zararlıdır.

Kalıtımsal saç dökülmesinde ise, durum biraz daha farklıdır. Erkeklik hormonunun saçlar üzerinde olumsuz etkisi vardır, güçlü saç tellerini zamanla ince tüylere dönüştürerek saçın büyümesini engeller ve saç kökünün işlevlerini olumsuz etkiler.


Olağan saç dökülmesi olarak tabir edilen, androgenetik alopesidir. Erkeklik hormonu olan andorenlere bağlı olarak 20-30 yaş aralarında genetik yatkınlığın fazla olduğu kişilerde oluşan saç dökülmesidir. Hem erkeklerde hemde kadınlar da anrojen hormonu bulunur. Fakat herkesin saçlarının dökülmemesinin nedeni, saçları dökülenlerde androjen reseptörlerinin fazla olması nedeniyle hormon normal düzeyde bile olsa saç üzerindeki etkisi artar. Yine reseptörlerin hassas olması, ve alfa redüktaz enziminin aktivitesinin fazla olması da saçların dökülmesine neden olabiliecek etkenler arasındadır.

Hormon etkisi olarak bakarsak, androjen hormonu olan testosteron, alfa-5 redüktaz enzimiyle DHT ye dönüştürülür.DHT ise saç köklerindeki reseptörlere bağlanır ve saç köklerinde küçülmeye neden olur. Küçülen köklerde zayıf, ince ve renksiz saçlar oluşur. Bir süre sonrada bu saç kökleri yok olur.

Alfa-5 redüktaz, erkeklerin üreme dokularında ve genital bölge ile karaciğerde yüksek kosantrasyonlarda bulunan bir enzimdir. Testosteron ile birlikte DHT nin oluşmasını sağlar. Bu enzimin az olduğu kişilerde saç dökülmesi görülmez.

Peki saç dökülmesine karşı neler yapılabilir derseniz, piyasa da bulunan her marka saç dökülmesine karşı etkili olarak satılan sampuanlar ve saç bakım ürünleri bu konuda oldukça yetersiz kalmaktadır. Şöyle bir yaptığım araştırmada, bu tür sampuanlar saç dökülmesine karşı etkin bir rol oynasa dahi bu geçici olmakta ve şampuan kullanımı bırakıldıktan sonra daha fazla şekilde saç dökülmesiyle karşılaşılmaktadır. Nadirende olsa, bu yöntemle şifa bulanlar olmuştur. Bunun yanı sıra eczanelerde satılan minoxil olarak bilinen sprey ilaç vardır ki, içlerinde en etkilisi budur. Ancak minoxil’in vücud hormonlarını bozduğunu belirtmek gerekir. Özellikle yukarıda anlattığımız gibi, saç dökülmesine neden olduğu için erkeklik hormonunu da etkilemektedir bu ilaç, ki sanıyorum kimse saçları için, böyle tehlikeli ve sağlıksız işlere kalkışmaz. Bunun yanı sıra diğer yan etkilerini de unutmamak gerekir.

Saç dökülmesine karşı, yapabileceğiniz en etkin yöntem, zeytinyağlı defne sabunlarıdır. Hem doğal ve hiçbir yan etkisi olmamakla birlikte hemde saçlarınızı besler, bakımını yapar ve yumuşacık olmasını sağlar. Kendiniz evde bile yapabilirsiniz, ancak karışımını iyi hazırlamak gereklidir. Yoksa saçlarınızın daha fazla dökülmesine neden olabilir.


Gülen mutfak gereçlerinin resimleri